" 25. O halde, [geleceği] şüphesiz olan Gün\e tanıklık etmeleri için hepsini bir araya topladığımız, her insana yaptıklarının karşılığının tamamen ödeneceği ve kimseye haksızlık yapılmayacağı zaman ne olacak [onların hali]? " ( Âl-i İmrân - 25.Ayet) ( Ayeti incele )
 
 
 
SAİD B. CÜBEYR VE SALİH B. BEŞİR EL MÜRRİ ( 26.1.2011 )

SAİD B. CÜBEYR

 Yapılması emredilen her vazife büyüktür. Dua yapılırken, manevi bir zevk veriyorsa, kabul olacak demektir.

  Allah Teala’ya itaat edip, emirlerini yerine getiren, O’na zikr ediyor, demektir.Allah’ın verdiği emirlere göre hareket etmeyen, ne kadar tesbih çekerse çeksin, ne k...

TASAVVUF ÖNCÜLERİNDEN [MUHAMMED B. VERD - RÜVEYM B. AHMET] ( 22.1.2011 )

MUHAMMED B. VERD

 Gaflet iki kısımdır. Biri rahmetten gaflet. Diğeri, gelecek olan azabdan, cezadan gaflet. Rahmetten gaflet, yükselmeyi engeller. Cezadan gaflet ibadetten alıkoyar. Gafletten kurtulan yükselir.

 Evliya kimdir? Denilince

 “ Allah Teâlâ’nın dostlarına dost, düşmanlarına düşman olan kimsedir,” buyurdu. D&uu...

TASAVVUFUN ÖNDE GELENLERİNDEN MUHAMMED CEVAD ( 18.1.2011 )

MUHAMMED  CEVAD

 

Zulüm yapan, zalime yardım eden ve bu zulme razı olan, bu zulme ortaktır. Zalimin adaletle geçen günü, kendisine, mazlumun zulüm gördüğü günden daha ağır gelir.

Cahiller çoğaldığı için, âlimler garip olur. İhtiyaç sahiplerine iyilik ve yardım yapanlar bu iyiliğe ihtiyaç sahiplerinden dah...

NAKŞİBENDÎ TARİKATININ TEMEL PRENSİPLERİ (HALİDİYE) ( 14.1.2011 )

NAKŞİBENDÎ TARİKATININ TEMEL PRENSİPLERİ  (HALİDİYE)

 

1-      Vukuf zamanı: Mürit, bütün varlığı ile boş vakit geçirmemeye çalışmalı, bütün zamanını iyi değerlendirmelidir. Her zaman Hakk’ı düşünmelidir, O’ndan gafil olmamalıdır. Sözünü, işini ve bütün hallerini kontrol etmeli, hatta Allah Teâlâ&r...

ABDÜLKADİR GEYLANİ DEN SEÇMELER (DEVAMI) ( 10.1.2011 )

Haccı ve umreyi Allah için tam yapınız.(Bakara 196)

Haccın şartlarını şöyle sıralayabiliriz: İhram giymek, Umre yapmak, Arafatta duruş, Müzdelifede gecelemek, Minada kurban kesmek, Şeytan taşlamak, Hareme gelip Tavaf ve Say yapmak, İbrahim As. Makamında iki rekat namaz kılmak, Traş olup ihramdan çıkmak.                       ...

ABDÜL KADİR GEYLANİ DEN SEÇMELER (DEVAMI) ( 6.1.2011 )

ABDÜLKADİR GEYLANİ DEN SEÇMELER 

Şeriat hükümlerine göre verilen zekat, dünya kazancından, malum had dünyalığa sahip olduktan sonra, muayyen bir şeyi, her yıl ihtiyaç sahiplerine dağıtmaktır. Manevi zekata gelince o da ahirete ait kazançtan verilir.O, ahiret fakirlerine ve ona muhtaç olanlara dağıtılır.Zekat aynı zamanda sadaka demektir.” Sadaka fakirlerin hakkıdır.&...

ABDÜL KADİR GEYLANİDEN SEÇMELER (DEVAMI) ( 2.1.2011 )

Allah yolcuları namazlarını öyle bir hal içinde kılarlar ki, orada ne bir talep ne de bir dilek var… Onlar iyiliğin gelmesi için bir talebde bulunmazlar. Onların duası bir emir icabıdır. Bu emir kalp cihetinden gelir. O emre uyar, bazen halk için bazende kendileri için dua ederler. Onlar, yaptıkları bu duada kendilerinden geçmiş bir hal içindedirler, yaptıkları duadan haberleri olmaz.

 ...

ABDÜL KADİR GEYLANİDEN SEÇMELER ( 29.12.2010 )

ABDÜL KADİR GEYLANİDEN SEÇMELER

   

  Kader başa geldiği zaman gönderene kafa tutmak, inancı öldürür; Allah’ı birleme (Tevhit) nurunu söndürür; tevekkül ve ihlâsı yok eder.

 İman sahibinin kalbi, niçin ve neden oldu, gibi sözleri bilmez. Belki “şundan veya bundan oldu”, gibi yersiz lafları da dile getirmez....

EMANETLERİ EHLİNE VERMEK (NİSA 58) (BİR AYET VE ONUN YORUMLARI) ( 25.12.2010 )

58. Allah, size emanetleri ehline vermenizi, insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder. Allah size böylece ne güzel öğüt veriyor. Doğrusu, Allah işiten, görendir. (S.Ateş)

Mekkeli müşriklerden Osman ibn Talha, Kâbe’nin anahtarını taşırdı. Bu adam, Fetih günü, kapıyı kilitleyip Hz. peygamber'in Kâbe’ye girmesine engel oldu, "peyga...

İSLAMDA GAYRİ MÜSLİMLERİN DURUMU (MUHAMMED HAMUDULLAH) ( 20.12.2010 )

İSLAMDA GAYRİMÜSLİMLERİN DURUMU  (MUHAMMED HAMUDULLAH)

 İnanan ve inanmayan bir olamaz; birinciler cennete, ikinciler cehenneme gideceklerdir, fakat bunların hepsi ahirete taalluk eden şeylerdir. Bu dünyadaki hayata gelince, İslam hukukçuları her devirde kendi sistemleriyle telifi mümkün olan, “yakınlar” la “yabancılar” arasındaki müsavatı-şimdi göreceğimiz gibi- meydana koymuşlardır.

Dini ...

Sayfalar : [1] [2] [3] [4] [5] [6] [7] [8] [9] [10] [11] [12] [13] [14] [15] [16] [17] [18] [19] [20] [21] [22] [23] [24] [25] [26] [27] [28] [29] [30] [31] [32] [33] [34] [35] [36] [37] [38] [39] [40] [41] [42] [43] [44] [45] [46] [47]