" 67. Denizde bir tehlikeyle karşılaştığınız zaman, O\ndan başka bütün o yalvarıp yakardığınız şeyler sizi yüzüstü bırakır; ama ne zamanki sizi sağ salim karaya çıkarır, hemen yüz çevirip [unutuverirsiniz O'nu]; çünkü, insanoğlu gerçekten çok nankördür! " ( İsrâ - 67.Ayet) ( Ayeti incele )
 
 
 
FERGAP-DİN ( 26.3.2010 )

FERGAP

Her ne umarsan um Allah’tan um. Sadece nimete ve esere bağlı kalma, nimetten, nimeti vereni gör. Bir işten maksat ne ise hüküm ona göre verilir Sızlanan mümin ahiret sevabını kaybeder. “ve ila rabbike fergap” (İnşirah suresi) ''Rabbinden başkasına rağbet etme'' ne umacaksan O’ndan um

DİN

“d-y-n” kökünden türeyen bir isimdir. Sözlükte ceza/m&uum...

İLAH ( 21.3.2010 )

İLAH

İbadet etmek anlamındaki “e-l-h” kökünden türeyen ilah ma’bud demektir. Hak veya batıl her mabuda ilah denir. Nefsin ilahlaştırılması, yardımını umarak ilah edinme, zarar görme korkusu ile ilah edinme, fayda ümit ederek ilah edinme vb. Tapmak, boyun eğmek ve itaat etmek ve tabi olmak anlamlarına gelir. Onu için yapamayacağın şey yok, yani Allah’a rağmen, işte o ne ise ilah kabul edilmiştir. Allah&rsq...

ALEMLERİN RABBİ ( 16.3.2010 )

RAB:

A- Melik ve Malik

B- Kefil olan, Rızık veren, ihtiyaçları karşılayan, koruyucu

C- Hükümran, Kanun koyan, Yöneten ve düzenleyen

Rab sahip demektir. Araplar kölenin sahibine rab derler. Biz de efendi deriz. Allah’tan başkasına kulluk (ibadet) etmeyi reddedenler, Allah’tan başkasının kendi rab’leri ve efendileri olmasını da kabul etmezler.

Dikkat edilirse efendi kelime...

İBADET ( 12.3.2010 )

İBADET sözlükte taat anlamına gelir. Taat boyun eğmek demektir. Emre uymak ve izinden gitmek anlamın da kullanılır. Türkçede buna kulluk denir. Abd kul, yani köle anlamına gelir. İnsanlar, güçlerinin yettiğini kendilerine köle etmeğe, güç yetiremediklerine de köle olmağa meyillidirler. Krallar halkı, kendi köleleri gibi görmek istemişler, kayıtsız şartsız boyun eğdirmeğe çalışmışlardır. Kur&rsq...

TASAVVUFTA İRŞAD ( 10.3.2010 )

TASAVVUFTA İRŞAD

Sözlükte “doğru yolu göstermek” anlamına gelen irşat, dinî bir kavram olarak, müminleri dinî görevlerini yerine getirmeye çağırmak demektir.

Hidayet ile eş anlamlı olan irşat, Allah’ın kulunun fiilini kendi rızasına uygun şekilde yaratması anlamına gelen tevfik kelimesi ile anlam yakınlığı bulunmaktadır. Ancak irşad...

TARİKİ ŞÜTTAR; [ ŞEVK, İŞTİYAK, ZİKİR VE ŞÜKÜR YOLUDUR.] ( 8.3.2010 )

ŞEVK

Şevk, tasavvufta gönlün sevgili ile buluşma arzusu; Allah’a kavuşma özlemi demektir. Kur’anda

“Kim (kıyamet günü) Allah’a kavuşmayı (ümit ve korku ile ) beklerse (o güne hazırlıklı olsun), çünkü Allah’ın takdir ettiği vade mutlaka gelip çatacaktır…”(Ankebut 5) 

İŞTİYAK

Çok göreceği gelme, ...

TASAVVUFTA SOHBET TERİMİ ( 6.3.2010 )

Sohbet kelimesinin lügat karşılığı, karşılıklı konuşmaktır. Fakat bu kelime, fiilî konuşmanın ötesinde bir manaya sahiptir. Sohbet, bir olmak, beraber olmaktır. Arkadaş, dost olmaktır. İrşat etmek, nasihat etmektir. Yani sohbet, ayrıca kalbin bir fiilidir ve kalpten kalbe irtibatı da sağlar. Şüphesiz böyle bir irtibat, sağlıklı sonuç verirse anlamlıdır.

Sohbet için bir araya gelen topluluk, rastgele toplanmış, şuursuz, gayesiz, ...

KIYAMET NEDİR? ( 5.3.2010 )

KIYAMET NEDİR?

Sözlükte “dikilmek, ayağa kalkmak, durmak ve canlıların Allah huzurunda saygıyla duracakları gün” anlamlarına gelen kıyamet, dinî kavram olarak, Yüce Allah’ın ezelde takdir ettiği zaman gelince, dünyadaki bütün canlıların ölmeleri, sonra bütün ölmüşlerin Allah tarafından diriltilmeleri, mahşer yerinde toplanmaları, hesaba çekilmeleri ve dünya...

KIYAMETİN KOPMASI ( 4.3.2010 )

KIYAMETİN KOPMASI

“O gün gök çalkalanır. Dağlar yürüdükçe yürür.” (Tur 9) (Tur 10)

“Yer şiddetle sarsıldığı, dağlar parçalandığı, dağılıp toz duman haline geldiği.”( Vakıa 4) (Vakıa 5) (Vakıa 6)

“Artık sura bir defa üflendiği, yeryüzü ve dağlar kaldırılıp biri birine tek bir çarpışla çarpılıp darma...

KIYAMET ALEMETLERİ İLE İLGİLİ AYETLER - 1 ( 2.3.2010 )

 KIYAMET ALEMETLERİ İLE İLGİLİ AYETLER - 1

“Zülkarneyn; Bu Rabbimden bir rahmettir. Fakat Rabbimin vadi gelince, O, bunu yerle bir eder. Rabbimin vadi haktır dedi.” (Kehf 98)

(Zu'l-Karneyn) dedi: "Bu, Rabbimin bir rahmetidir. Rabbimin va'di gelip( Ye'cuc ve Me'cuc'un çıkması yahut kıyametin kopması gerek)diği zaman onu yerle bir eder; şüphesiz Rabbimin va'di gerçektir."

[Allah'...

Sayfalar : [1] [2] [3] [4] [5] [6] [7] [8] [9] [10] [11] [12] [13] [14] [15] [16] [17] [18] [19] [20] [21] [22] [23] [24] [25] [26] [27] [28] [29] [30] [31] [32] [33] [34] [35] [36] [37] [38] [39] [40] [41] [42] [43] [44] [45] [46]