" 101. Bunun üzerine ona [kendisi gibi] yumuşak huylu bir erkek çocuk müjdeledik. " ( Sâffât - 101.Ayet) ( Ayeti incele )
 
 
 
İSLAM'DA YAKİN ( 23.6.2010 )

İSLAM'DA YAKİN

Kesin ve şüphesiz bilgi demektir. Yakin, ilmin sıfatı olup kesinliğe ulaşmış, kendisinde hiç şüphe bulunmayan, vakıaya uygun ilim anlamına gelir. Akıl ve naklin, nazar ve haberin ifade ettiği, gerçeği yansıtan, içinde yalan bulunmayan, kesin olan bilgiye İlmel yakin denir. Mesela ayet ve sahih hadislerde ahret ahvali ile ilgili verilen bilgiler ilmel yakın bilgileridir. İnsan dünya da...

UZLET ( 20.6.2010 )

UZLET

Sözlükte”ayrılmak, bir köşeye çekilmek” anlamına gelen uzlet, tasavvufta, günaha girmemek ve daha çok ibadet etmek gayesiyle toplumdan ayrılıp ıssız ve kimsesiz yerlere çekilmek, tek başına yaşamak demektir. Buna Halvet, inziva,  adı da verilir. Esasen uzlet, kötü ahlaktan ayrılmak içindir. Vatani değil, sıfatları değiştirmektir. Kur’anda uzleti anlatan ayetlerden b...

FAKR (FAKİR) ( 18.6.2010 )

FAKR (FAKİR) 

Sözlükte “kırmak, delmek, kazmak” anlamına gelen fakr kelimesi, tasavvuf terimi olarak kişinin zorunlu ihtiyaçlarını karşılayabileceği imkânının bulunmaması veya kendisinin her an Allah’a muhtaç olduğunu bilmesi demektir. Kuran’da yer alan fakirlikle ilgili kelimeler maddi veya manevi ihtiyaç anlamında kullanılmaktadır. Manevi anlamda zengin olan yalnız Allah’tır ve bütün i...

İSLAM'DA ZÜHT ( 15.6.2010 )

İSLAM'DA ZÜHT

Sözlükte “ilgisiz davranmak, yüz çevirmek, rağbet etmemek” anlamına gelen züht, tasavvufta, ahrete yönelmek, dünyaya doludizgin dalmamak; elde mevcut bulunsa bile gönülde mal ve mülk sevgisine yer vermemektir.

Züht, dünyayı tamamen terk edip çalışmayı bırakmak, dünya lezzetlerine sırt çevirip, kuru ekmek yiyerek, aba giymek değil, le...

İSLAMDA DUA ( 12.6.2010 )

İSLAM'DA DUA

Sözlükte “çağırmak, seslenmek, istemek, yardım talep etmek” anlamına gelen dua, din literatüründe, insanın bütün benliğiyle Allah ‘a yönelerek maddî ve manevî isteklerini O’na arz etmesi demektir. Duanın ana gayesi insanın Allah’ a halini arz etmesi ve O’na niyazda bulunması olduğuna göre dua, Allah ile kul arasında bir diyalog anlamı taşır.

...
TASAVVUF ISTILAHIN DA CEM VE FARK ( 9.6.2010 )

TASAVVUF ISTILAHIN DA CEM VE FARK

Cem lügatte toplama, yığma, birden fazla insanı, hayvan veya eşyayı gösteren isim manalarına gelir. Tasavvufta ise bir mertebedir ve fark kelimesi ile birlikte kullanılır.

Cem mertebesi, insanın kendisini ve halkın varlığını kabul etmekle beraber, bunların mevcudiyetlerinin Allah ile kaim olduğunu idraktir.

Salik önce bütün işl...

İSLAM'DA ZİKİR ( 6.6.2010 )

İSLAM'DA ZİKİR

Sözlükte (anmak, hatırlamak, yâd etmek) anlamına gelen zikir, ıstılahta, Allah’ı anmak ve hatırlamak, O’nu unutmamak ve gaflet halinde olmamak, Allah kelimesini ve tekbir, tehlil, tespih, tahmid cümlelerini tekrarlamak demektir. Zikir, Allah’ın yüceliğini dile getirmek ve manevi yetkinliğe ulaşmak amacıyla yapılır. Zikrin çoğulu ezkar ve zükürdür. Zikir, aynı kökten ...

İSLAM'DA SABIR ( 3.6.2010 )

İSLAM'DA SABIR

Hz. Ali ra. “ Ey insanlar! Benden beş şeyi ezberleyiniz. Bu olmazsa iki şey öğreniniz, hiç olmazsa bir şey öğreniniz. Öğreniniz, ama ezberleyiniz Hatırınızda tutunuz! Ayık olunuz; dinleyiniz:

Herhangi birinizi yalnız günahı korkutsun. Bir ümidi varsa, o da Rabbine olsun. Bilmediği bir şeyi öğrenmek için, sizden hiç kimse utanmasın. Ayrıca bilmediği bir şey kendisine soruld...

İSLAM'DA RIZA ( 31.5.2010 )

İSLAM'DA RIZA

Memnuniyet, hoşnutluk, izin ve müsaade manalarına gelmektedir. Islama göre insanın yaradılış sebebi “Rabbine ibadet etmek” kısaca O’na kul olmaktır. Kulluğun bir neticesi olan “ubudiyet”, Allah Teâlâ’nın kazasına boyun kesmek(eğmek), O’ndan hoşnut olmak (teslimiyet-i tam)

Tevekkül, yıkayıcının elindeki ölü gibi, kişinin k...

İSLAM'DA TEVBE ( 28.5.2010 )

İSLAM'DA TEVBE

Tevbe kulun kusurunu Hakka götürmesi, günahlarını itirafla, pişmanlığını beyan edip, Allah’a sığınmasıdır. Tevbe, rükû manasına gelir. Yani müminin, kötü huylardan İslam’ın ruhuna zıt davranışlardan sıyrılmasına, samimiyetle güzel huylara rücu etmesine tevbe denilmiştir.                 &nbs...

Sayfalar : [1] [2] [3] [4] [5] [6] [7] [8] [9] [10] [11] [12] [13] [14] [15] [16] [17] [18] [19] [20] [21] [22] [23] [24] [25] [26] [27] [28] [29] [30] [31] [32] [33] [34] [35] [36] [37] [38] [39] [40] [41] [42] [43] [44] [45] [46] [47] [48]