Sayfanın başına git
Önceki Sayfa
Ana Sayfa
Paylaş
Kur'an Ne Diyor? (ZULÜM NEDİR, ZALİM KİMDİR? )
" 13. [Ey Muhammed,] Seni (yurdundan) kovan bu toplumdan daha güçlü nice toplumları yok ettik de onlara bir yardım eden çıkmadı! " ( Muhammed - 13.Ayet) ( Ayeti incele )
 
 
 
ZULÜM NEDİR, ZALİM KİMDİR? ( 11.09.2012 ) Paylaş

ZULÜM NEDİR, ZALİM KİMDİR? 

Zulüm sözlükte; haksızlık, eziyet, işkence, bir hakkı kendi yerinden başka bir yere koymak, bir kişiye ısrarlı olarak kötü davranmak, baskı kullanmak, adaletsizlik yapmak, haddi aşmak, söz ve fiilde aşırı gitmek olarak anlamlandırılmıştır. 

Zalim ise; zulmeden, haksızlık ve adaletsizlik eden kişi olarak tanımlanmıştır.

Toplumumuzda zulüm denilince sadece, bir kişiye yapılan işkence ve eziyetler düşünülür. Hâlbuki zulüm, oldukça geniş kapsamlı bir kelimedir ve halkın anladığı mana dışında, yukarıda geçen anlamından da anlaşılacağı üzere haksız, merhametsiz ve adaletsiz davranışlar, emanete hıyanet, verdiği sözü yerine getirmemek, gasp, kötü söz ve fiillerde bulunmak gibi huy ve hasletler de zulmün tanımı içine girer.

Bir insanın diğer bir insana karşı yaptığı bütün yanlış, zararlı, kötü söz ve davranışları bu çeşit zulmün kapsamı içerisine girer.

Bu zulüm çeşidi kul hakkı içerdiğinden büyük günahlardandır ve Müslüman" ın mutlaka kaçınması gereken bir fiildir.

Misalleri çoğaltmak gerekirse;

Bir idareci emri altındaki personeline eşit davranmaz, bir kısmını diğer bir kısmına tercih eder ve aralarında ayırım yaparsa bu davranış da, bir haksızlık içerdiğinden zulümdür.

Bir memur siyasi düşüncesi yüzünden, o anki siyasi iktidarın düşüncesinden farklılık gösterirse, hemen bazı kesimler tarafından ve hiç bir gerekçe gösterilmeden yerinden, yurdundan başka bir yerlere sürgün ediliyor, ya da bazen sırf bazı kişilerin dünya menfaatleri için bu fiile maruz kalıyor. Bu da haksızlık olduğundan zülümdür ve bunu yapan ya da yapanlar da zalimdir.

Bir kişi gelecekte makam, mevki ve şöhret sahibi olma niyeti ile çevresindeki dost bildiği şahıslardan yararlanır ve ihtiyacı varken onlardan istifade eder ve istediği sonuca ulaştıktan sonra, ihtiyacı bittikten sonra bir çırpıda o dostlarını silip atar ve onlara sırtını dönerse bu davranış haksızlık ve büyük bir ahde vefasızlık içerdiğinden zulm-ü ekberdir.     

Yâda; Komşusu aç olan ve bunu bile bile yardım etmeyen veya komşusuna, akrabasına, eşine, dostuna imkânı olmasına rağmen yardım etmemek te bir zulümdür.

Kısaca;

        Zorbalık ve baskının,

        Haksızlık, adaletsizlik ve merhametsizliğin,

        İnsanları kullanıp atmanın, 

        Sözünde durmamanın ve ahde vefasızlığın her türlüsü zulümdür.

Bu ve benzeri zulümleri iştigal eden de zalimdir.

Bu sözlerden lütfen herkes üzerine düşeni alsın. Ancak "Yarası olan gocunsun"

Öncelikle kimse üzerine toz kondurmayacaktır ama şu asla unutulmamalı;

Hiç bir yetimin, hiçbir fakirin, hiçbir garibanın, kısaca hiç kimsenin ahı yerde kalmaz.

“Muhakkak Allah, inkâr edenleri ve zulmedenleri ne bağışlar, ne de doğru bir yola eriştirir.” Nisa 4/168

 “Azabımız onlara geldiğinde "Biz gerçekten zalimlermişiz!" demelerinden başka yalvarışları kalmadı.” Araf 7/5

“Onlar yapılan bunca nasihati unuttukları zaman, o kötülükten sakındıranları kurtardık, o zalimleri de fena hareketlerinden dolayı şiddetli bir azaba uğrattık.” Araf 7/165

“Zulüm yapmış olan herkes, azabı görünce yeryüzündeki her şeyin sahibi olsa da, (o azaptan kurtulmak için) hepsini feda ederdi. Ve içten içe pişmanlık duyardı. Fakat aralarında adaletle hüküm verilir ve hiçbirine zulüm yapılmaz.” Yunus 10/54

“Ve zulüm yapanlara yakınlık göstermeyin ki, size de ateş dokunmasın. Allah’tan başka yardımcılarınız da yoktur. Sonra yardım da göremezsiniz.” Hud 11/113

“Ve öyle bir fitneden sakının ki, içinizden yalnızca zulüm yapanlara dokunmakla kalmaz. Ve bilin ki, Allah'ın cezası şiddetlidir.”  Enfal 8/25

“İşte o gün birbirinize ne bir menfaate, ne de bir zarara sahip olabilirsiniz. Ve biz o zulmedenlere: "Tadın bakalım o yalan deyip durduğunuz ateşin azabını!" deriz.”  Sebe 34/42

“Artık o gün zulmedenlere mazeretleri fayda vermeyecektir. Onların dertlerinin çaresine de bakılmayacaktır.”  Rum 30/57

“Fakat zulmedenler, bilgisizce hevalarına uydular. Artık Allah'ın şaşırdığını kim yola getirebilir? Onların yardımcıları da yoktur.” Rum 30/29

“Yaptıkları haksızlıktan dolayı, o söz gerçekleşmiştir; artık onlar konuşamazlar.” Neml 27/85

“Ancak iman edip iyi ameller işleyenler, Allah'ı çok çok ananlar ve haksızlığa uğratıldıklarında kendilerini savunanlar müstesna; haksızlık edenler, hangi dönüşe (hangi akıbete) döndürüleceklerini yakında bileceklerdir.”  Şuara 26/227

“Bu durumda beni, o zalimler topluluğunda bulundurma, Rabbim!”  Mü’minun 23/94

“Ona "Bunlar, senin ellerinle kazandığın günahlar sebebiyledir" denir. Şüphesiz Allah kullarına zulmeden değildir.” Hac 22/10

O gün herkesin amel defteri ortaya konulmuştur. Ey Muhammed! Günahkârların, amel defterlerinden korkarak: "Eyvah bize! Bu nasıl deftermiş ki, büyük küçük hiçbir şey bırakmadan hepsini saymış dökmüş" dediklerini görürsün. Onlar, bütün yaptıklarını hazır bulmuşlardır. Senin Rabbin hiç kimseye zulmetmez.” Kehf 18/49

“O gün, herkes nefsini kurtarmak için uğraşarak gelir ve herkese yaptığı işin karşılığı tamamıyla ödenir ve hiç kimseye de zulmedilmez.” Nahl 16/111

“O zulmedenler, azabı gördükleri zaman, artık onlardan ne azap hafifletilir, ne de onlara süre verilir.”

Nahl 16/85

O halde binasını Allah korkusu ve Allah rızası üzerine kurmuş olan mı hayırlıdır, yoksa binasını yıkılmak üzere olan bir uçurumun kenarına kurup da onunla birlikte cehenneme yuvarlanan mı daha hayırlı? Allah, zalimler güruhunu hidayete erdirmez.”  Tevbe 9/109

"Ben isterim ki sen, benim günahımı da, kendi günahını da yüklenip ateş halkından olasın! Zalimlerin cezası budur". Maide 5/29

“Allah, zulme uğrayanların dışında, çirkin sözün açıkça söylenmesinden hoşlanmaz. Allah her şeyi hakkıyla işiten, hakkıyla bilendir.” Nisa 4/148  GENEL HÜKÜMLER

Bu yazı 2607 sefer okunmuştur.