(Ra’d - 32.Ayet)

ŞEYTANA KULLUK ETMEK

ŞEYTANA KULLUK ETMEK
Dünyada herkesin şeytanları lanetlediğini, fakat yine de onlara uyduklarını görüyoruz. Kur'an'a göre, şeytanları lanetlemelerine rağmen insanlar onlara uyarsa, bu insanlar şeytanları Allah'a şirk (ortak) koşmuş olurlar. Belki bu söz ile yapılan bir şirk değildir. Fakat davranışlarda ortaya çıkan şirktir ve Kur'an bunu şirk olarak kabul ediyor.

سَتَجِدُونَ اٰخَرٖينَ يُرٖيدُونَ اَنْ يَاْمَنُوكُمْ وَيَاْمَنُوا قَوْمَهُمْ كُلَّمَا رُدُّوا اِلَى الْفِتْنِةِ اُرْكِسُوا فٖيهَا فَاِنْ لَمْ يَعْتَزِلُوكُمْ وَيُلْقُوا اِلَيْكُمُ السَّلَمَ وَيَكُفُّوا اَيْدِيَهُمْ فَخُذُوهُمْ وَاقْتُلُوهُمْ حَيْثُ ثَقِفْتُمُوهُمْ وَاُولٰئِكُمْ جَعَلْنَا لَكُمْ عَلَيْهِمْ سُلْطَانًا مُبٖينًا
Diğer bazılarını da bulacaksınız ki, hem sizden emin olmak hem de kendi toplumlarından emin olmak isterler. Ama fitneyle yüz yüze getirildiklerinde baş aşağı içine dalarlar. Bunlar sizden uzak durmazlar, sizinle barışa gitmezler ve ellerini sizden çekmezlerse onları yakalayın, tuttuğunuz yerde öldürün. İşte böylelerinin üstüne gitmeniz için size açık bir izin ve kuvvet verilmiştir.

(Nisa 4/91)

اِنَّ الْمُنَافِقٖينَ فِى الدَّرْكِ الْاَسْفَلِ مِنَ النَّارِ وَلَنْ تَجِدَ لَهُمْ نَصٖيرًا
Gerçekten münafıklar, ateşin en alçak tabakasındadırlar. Onlara bir yardımcı bulamazsın.
(Nisa 4/145)

Münafık şeytanları Allah’a şirk koşarlar. Durumu idare etmek suretiyle gidişata göre ayak uydururlar. Güç ve kuvvetin yanında olmak onların güvende oldukları hissini verir. Duruma göre hareket var, tutarlılık yok, güven vermezler.

Dünya hayatları tamamen kendi menfaatleri ve çıkarları üzerine kurulmuştur. Sürekli olarak toplumun durum ve vaziyetini gözlerler. Siyasi iktidar dindarsa camide, siyasi iktidar sosyal demokratsa meyhanede görürsün.

Bu, dini kullanan münafıklarda, biraz daha farklılık arz eder. Onlar belam olarak adlandırılır. Sürekli siyasi gücün ve zengin varlıklı insanların çevresinde görülürler. Dini onların hizmetlerinde kullanırlar. İnsanları dini kullanarak bu gibi kimselere hizmet etmeleri için dini tavsiyelerde bulunurlar.

Bu her iki sınıfın ortak özelliği ellerinde bulunanı kaybetmek veya elde etmek istedikleri şeyleri elde edememe korkusudur. Bu korku onlara her şeyi yaptırır. Aynı zamanda da Allah onları mahşerde bu korkudan dolayı hesaba çekecektir.

اِنَّمَا ذٰلِكُمُ الشَّيْطَانُ يُخَوِّفُ اَوْلِيَاءَهُ فَلَا تَخَافُوهُمْ وَخَافُونِ اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِنٖينَ

İşte bu şeytan, ancak kendi dostlarını korkutur. Siz onlardan korkmayın, eğer müminlerseniz, Ben'den korkun.(Al-i İmran 3/175)

İnsanlar imtihana çekilmeden hesaba çekilmezler. Ayet çok sert bir biçimde eğer müminlerseniz demektedir. Karşıtı ise insan şeytanıdır. Münafıktır. Aldatıcıdır. 

وَلَنَبْلُوَنَّكُمْ بِشَىْءٍ مِنَ الْخَوْفِ وَالْجُوعِ وَنَقْصٍ مِنَ الْاَمْوَالِ وَالْاَنْفُسِ وَالثَّمَرَاتِ وَبَشِّرِ الصَّابِرٖينَ
Andolsun, biz sizi biraz korku, açlık ve bir parça mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltmekle imtihan edeceğiz. Sabır gösterenleri müjdele. (Bakara 2/155)

Şeytana kulluk edenlerin halleri yukardaki ayette belirtilen imtihan edildikleri meselesi değildir. Mevdûdî’nin tespitine bir göz atalım
"Onlar, din hakkında ciddi endişeler taşıyan kimseler değillerdir. Onlar için önemli olan, bu dünyadır. Dolayısıyla gece gündüz tüm enerjilerini dünyada servet elde etmek ve refaha kavuşmak için harcarlar. "Din", onlar için sadece bir oyalanma vasıtasıdır ve "din" hakkında hiçbir zaman ciddiyetle düşünmezler. Dikkat edilecek olursa, dini birtakım ibadet ve merasimleri dahi, bir çeşit eğlence niteliğindedir.

Tanrıtanımazların ciddi gibi görünen tartışma ve münakaşalarına da bakıldığında aslında fikir jimnastiğinden başka bir şey yapmadıkları görülür. Yoksa onlar, bu dünyadan başka bir şey düşünmezler. Yine bu tip insanların, hak yoldan sapmalarının sonucunun ne olduğunu düşünecek vakitleri bile yoktur. Yani onlar, dünyaya o kadar meyletmişlerdir ki, düşünmeye vakit bile ayıramamaktadırlar. “ Mevdudi 

مِنْ شَرِّ الْوَسْوَاسِ الْخَنَّاسِ

Sinsice, kalplere vesvese ve şüphe düşürüp duran' vesvesecinin şerrinden sığınırım.

(Nas 114/4)

Din, hayatı yaşama biçimidir. Kurana göre yaşarsan islâm kafana göre takılırsan, adını kendisi koysun.
Burada bizi sıkıntıya sokan kısmı onların kendi hayat tarzlarını size dayatmaları veya psikolojik baskı altında tutmalarıdır. Başka bir deyişle vesvese vermeleridir. 

Bir bakıma bunların diğer bir ismi de insanları Kurandan saptırdıkları için şeytandır.

اَلَمْ اَعْهَدْ اِلَيْكُمْ يَا بَنٖى اٰدَمَ اَنْ لَا تَعْبُدُوا الشَّيْطَانَ اِنَّهُ لَكُمْ عَدُوٌّ مُبٖينٌ

Ey âdemoğulları! Ben size, "Şeytana kulluk etmeyin, o sizin için açık bir düşmandır!" demedim mi?

(Yasin 36/60)

Bu ayette geçen kulluk tabirini Araf’ın üçüncü ayetiyle daha güzel anlayabiliriz. Kulluk etmek namazdaki GİBİ karşısında secdeye kapanmak değil. Ona tabi olmak, onun izi sıra gitmektir.

اِتَّبِعُوا مَا اُنْزِلَ اِلَيْكُمْ مِنْ رَبِّكُمْ وَلَا تَتَّبِعُوا مِنْ دُونِهٖ اَوْلِيَاءَ قَلٖيلًا مَا تَذَكَّرُونَ
Rabbinizden size indirilene uyun, O'ndan başka velilere uymayın. Ne az öğüt alıyorsunuz?
(Araf 7/3)

Müminlerin çok dikkatli olması gerekmektedir. İnsanları Kuranın süzgecinde geçirmek suretiyle zarar görmemeye çalışmalıdırlar.

وَقُلْ رَبِّ اَعُوذُ بِكَ مِنْ هَمَزَاتِ الشَّيَاطٖينِ

Ve de ki: "Rabbim, şeytanın kışkırtmalarından sana sığınırım."

(Müminun 23/97) 

وَاَعُوذُ بِكَ رَبِّ اَنْ يَحْضُرُونِ
Ve onların benim yanımda bulunmalarından da sana sığınırım Rabbim.

(Müminun 23/98)
Allah’a emanet olun.

Yazıyı paylaş