Sayfanın başına git
Önceki Sayfa
Ana Sayfa
Paylaş
Kur'an Ne Diyor? (MİRAS KONUSU)
" 21. VE ‘ÂD\IN kardeşini hatırlayın; hani o, gerek kendi bilgisi içinde gerekse bilgisi dışındaki zamanlarda gerçekleşmiş olan [öteki] uyarıları(n izlerini) görerek şu kum tepeleri arasında [yaşamış olan] halkını uyardı: “Yalnızca Allah'a kulluk edin! Yoksa ben, sizin dehşet verici bir günde azaba uğramanızdan korkarım!” " ( Ahkâf - 21.Ayet) ( Ayeti incele )
 
 
 
MİRAS KONUSU ( 9.6.2017 ) Paylaş

MİRAS KONUSU

 

Vasiyet  ölümden önce farzdır.

 

كُتِبَ عَلَيْكُمْ اِذَا حَضَرَ اَحَدَكُمُ الْمَوْتُ اِنْ تَرَكَ خَيْرًا اَلْوَصِيَّةُ لِلْوَالِدَيْنِ وَالْاَقْرَبٖينَ بِالْمَعْرُوفِ حَقًّا عَلَى الْمُتَّقٖينَ

Sizden birinize ölüm gelip çattığı zaman, eğer geride bir hayır bırakmışsa, anaya, babaya ve yakın akrabaya bilinen (uygun, meşru) bir tarzda vasiyette bulunması -Allah'a karşı gelmekten sakınanlara bir hak olarak- size yazıldı (farz kılındı).

(Bakara 2/180)

 

فَمَنْ بَدَّلَهُ بَعْدَ مَا سَمِعَهُ فَاِنَّمَا اِثْمُهُ عَلَى الَّذٖينَ يُبَدِّلُونَهُ اِنَّ اللّٰهَ سَمٖيعٌ عَلٖيمٌ
Kim işittikten sonra vasiyeti değiştirirse hiç kuşkusuz bunun günahı onu değiştirenler üzerinedir. Allah her şeyi işitir, her şeyi bilir.

(Bakara 2/181)

 

فَمَنْ خَافَ مِنْ مُوصٍ جَنَفًا اَوْ اِثْمًا فَاَصْلَحَ بَيْنَهُمْ فَلَا اِثْمَ عَلَيْهِ اِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَحٖيمٌ

Bunun yanında, kim, vasiyet edenin haksızlığa eğilim göstereceğinden ya da günaha gireceğinden korkup da ikisinin (tarafların) arasını bulup düzeltirse, artık ona günah yoktur. Gerçekten Allah, bağışlayandır, esirgeyendir.
(Bakara 2/182)

 

Numan b. Beşir (r.a.) isimli genç sahabeye; babası malının bir kısmını hibe olarak verip de diğer çocuklarını mahrum ettiğinden annesi bu duruma rıza göstermemiş ve meseleyi sormaları için onları Resulullah sa. Göndermiştir.

Sahabe Resulullah ‘la olan bir hatırasını anlatıyor. Ben küçüktüm babam anneme dedi ki: Çocuğa güzel elbiseler giydir. Ben onu Allah’ın Resulüne götüreceğim dedi.

Annem de beni temizledi ve güzel bir kıyafet giydirdi.

Babam elimden tuttu ve beni Mescidi Nebeviye ye götürdü. Selam verdi ve Rasulullah’a sordu.

-Ya Resulullah ben bu evladımı çok seviyorum ve ona falan yerdeki hurma bahçemi bağışlamak istiyorum bu konuda Allah’ın hükmü nedir dedi.

-Resulullah Babama sordu? Senin başka evladın da var mı?

-Babam evet Ya Resulullah dedi!

-Bunun üzerine Allah’ın Resulü sordu? Onlara da aynı kıymette bir bağış yapabilecek misin? Dedi.

-Babam; hayır Ya Resulullah başkaca bir malım yok.

-Öyleyse bu çocuğuna da verme dedi.

Efendimiz (sa.) malından diğer çocuklarına da hibe edip etmediğini sormuş, onlara vermediğini öğrenince de "Allah'tan korkun ve çocuklarınızın arasında adaletli olun."

(Müslim, Vesâyâ 13) buyurmuştur.

 

“GERÇEK ŞU Kİ, Allah adaleti ve iyilik yapmayı, yakınlara karşı cömert olmayı emredip utanç verici ve arsızca olanı, akıl ve sağduyuya aykırı olanı ve azgınlığı, taşkınlığı yasaklıyor ve size [böyle tekrar tekrar] öğüt veriyor ki, böylece [bütün bunları] belki aklınızda tutarsınız.”

(Nahl 16/90)

 

Resulullah (sa.) çocuklara hediye verirken dahi müsavi (eşit) davranmayı emreder.

(Bkz. Muttaki, Kenzü’l-Ummâl, 16/444)

 

Resulullah şöyle buyurmuştur:

"Şüphesiz ki adaletle hükmedenler, Kıyamet gününde Rahmanın sağ tarafında ki, O'nun her iki eli de sağdır-nurdan minberler üzerinde olacaklardır. Bunlar verdikleri hükümlerinde, çoluk çocukları hakkında ve yönetimleri altında bulunanlara adaletle davranan kimselerdir.

 

MİRAS PAYLAŞILMAZDAN ÖNCE VASİYET YERİNE GETİRİLİR. SONRA DA BORÇLAR ÖDENİR. KALANI DA MİRASCILAR ARASINDA PAYLAŞILIR.

ÖLEN KİMSE; BU VASİYETTE DAHA ÖNCEDEN ADALET SINIRLARINI AŞMIŞSA ONU DİLLENDİRİLECEK. ŞU ÇOCUĞUMA ŞUNLARI VERDİM, DİĞERİNE HİÇBİR ŞEY VERMEDİM. ONUN HAKKI OLANI ONA VERİN. ŞU MALI, EMLAKI FALANCANIN YARDIMI İLE ALDIM, ONUN ALACAĞINI ÖDEYİN. TİCARET YAPTIĞIM KİMSELERE ŞU KADAR BORCUM VAR, ESNAFA ŞU KADAR BORCUM VAR ONLARI ÖDEYİN GİBİ KURAN’A UYGUN VASİYET YAPILACAK.

 

وَلَكُمْ نِصْفُ مَا تَرَكَ اَزْوَاجُكُمْ اِنْ لَمْ يَكُنْ لَهُنَّ وَلَدٌ فَاِنْ كَانَ لَهُنَّ وَلَدٌ فَلَكُمُ الرُّبُعُ مِمَّا تَرَكْنَ مِنْ بَعْدِ وَصِيَّةٍ يُوصٖينَ بِهَا اَوْ دَيْنٍ وَلَهُنَّ الرُّبُعُ مِمَّا تَرَكْتُمْ اِنْ لَمْ يَكُنْ لَكُمْ وَلَدٌ فَاِنْ كَانَ لَكُمْ وَلَدٌ فَلَهُنَّ الثُّمُنُ مِمَّا تَرَكْتُمْ مِنْ بَعْدِ وَصِيَّةٍ تُوصُونَ بِهَا اَوْ دَيْنٍ وَاِنْ كَانَ رَجُلٌ يُورَثُ كَلَالَةً اَوِ امْرَاَةٌ وَلَهُ اَخٌ اَوْ اُخْتٌ فَلِكُلِّ وَاحِدٍ مِنْهُمَا السُّدُسُ فَاِنْ كَانُوا اَكْثَرَ مِنْ ذٰلِكَ فَهُمْ شُرَكَاءُ فِى الثُّلُثِ مِنْ بَعْدِ وَصِيَّةٍ يُوصٰى بِهَا اَوْ دَيْنٍ غَيْرَ مُضَارٍّ وَصِيَّةً مِنَ اللّٰهِ وَاللّٰهُ عَلٖيمٌ حَلٖيمٌ

Çocukları olmayan kadınlarınızın terekelerinin yarısı sizin olacaktır; ama bir çocuk bıraktılarsa, yapmış oldukları vasiyet veya (ödemek zorunda oldukları) borçları (düşüldük)ten sonra terekelerinin dörtte-birini alacaksınız. Eğer çocuğunuz yoksa dul zevceleriniz, terekenizin dörtte-birini alacaktır; ama eğer geride çocuğunuz varsa, yapmış olduğunuz vasiyet veya (ödemek zorunda olduğunuz) borçlar düşüldükten sonra terekenizin sekizde-birine sahip olacaklardır. Eğer kadın veya erkek, birinci dereceden bir mirasçıya sahip değilse, ama bir erkek veya kız kardeşi varsa, bunların her birine altıda-bir düşer; ama ikiden fazla kişi varsa, o zaman, yapılmış olan vasiyetler veya (ödenmekle yükümlü olunan) borçlar (düşüldük)ten sonra (kalan mirasın) üçte-birini alacaklardır. Bu her iki durumda da (mirasçılar) bir zarara uğratılmamalıdır. (Bu), Allah'ın bir emri(dir); ve Allah, her şeyi bilendir, halimdir.

(Nisa 4/12)

 

“İşte bunun için sen [bütün insanlığa] çağrıda bulun ve [Allah tarafından] emrolunduğun gibi dosdoğru ol; onların heva ve heveslerine uyma ve de ki: “Ben, Allah'ın bütün vahyettiklerine inanırım: sizin değişik görüşleriniz arasında adaleti gözetmekle emrolundum. Allah benim de, sizin de Rabbinizdir. Bizim yaptıklarımızın hesabı bize çıkacaktır, sizin yaptıklarınız da size. Bizimle sizin aranızda bir çekişme olmamalı: Allah hepimizi bir araya toplayacaktır; çünkü varış O'nadır.”

(Şûra 42/15)

 

De ki: "Rabbim adaletle davranmayı emretti… 

(Araf Suresi 7/29)

 

اِنَّ جَهَنَّمَ كَانَتْ مِرْصَادًا

Gerçekten cehennem, bir gözetleme yeridir.
(Nebe 78/21)

 

لِلطَّاغٖينَ مَاٰبًا

Hak ve adalet sınırlarını ihlal etmiş olanların durağı!
(Nebe 78/22)


Anne babalar gizli saklı çocuklarına diğerlerinin de hakkı olmasına rağmen kayırma yapmasınlar. Mülkün sahibi Allah’tır. Allah bu verdiği mülkün Kuran’a uygun olarak değerlendirilmesi için vermiştir. İnfak etmek, zekât vermek, çocuklarının nafakası ve eşinin nafakasının karşılanması içindir. Kim Kuran’ın hükmüne razı olmazsa ona cehennem yaraşır.

Allah Kuran’a uygun bir hayat yaşatmak ve ölürken de mümin kullar olarak ölüm nasip etsin. İnşaallah

 

KURAN NE DİYOR 

Bu yazı 261 sefer okunmuştur.