Sayfanın başına git
Önceki Sayfa
Ana Sayfa
Paylaş
Kur'an Ne Diyor? (BEŞERDEN NEBİ)
" 3. O halde bu Mâbed\in Rabbine kulluk etsinler, " ( Kureyş - 3.Ayet) ( Ayeti incele )
 
 
 
BEŞERDEN NEBİ ( 29.9.2017 ) Paylaş

BEŞERDEN NEBİ 

İnsanlar beşerden nebiye aşağıda ayetlerde görüldüğü şekilde şaşkınlıklarını dile getirilmektedir:

i. "Aralarında kendilerine bir uyarıcının gelmesine şaştılar ve kâfirler:

Bu pek yalancı bir sihirbazdır! Tanrıları tek tanrı mı yaptı? Doğrusu bu tuhaf bir şey­dir! Dediler. Onlardan ileri gelenleri: "Yürüyün, tanrılarınıza bağlılıkta direniniz, Çünkü bu, arzu edilen bir şeydir' diyerek kalkıp yürüdüler"

(Sâd 38/4-6).

ii. "Ve dediler ki: Bu Kur'an iki şehirden bir büyük adama indirilse olmaz mıydı?"

(Zuhruf 43/31).

iii. "Allah, peygamber olarak bir beşeri mi gönderdi dediler"

(İsrâ 17/94).

iv. "Şimdi siz bu söze   (Kur'an'a)  mı şaşıyorsunuz?"

(Necm 53/59).

v. "Aralarından bir uyarıcının gelmesine şaştılar da, kâfirler: 'Bu şaşılacak bir şeydir' dedi­ler. "

(Kâf 50/2).

Bu ayetlerin ortak noktalarını bulmaya çalışırsak, Peygamber'in toplumu Kur'an ve Peygamber'in peygamberliğine karşı şok olduklarını görürüz.

Bir beşerin, kendi içlerinden yetim birinin peygamber olarak gön­derilmesine karşı derin bir hayrete düşmüşlerdir.

Onlar peygamber ola­rak seçilecek olanın, beşer üstü bir varlık olmasını bekliyorlardı. Zuhruf suresinin 31. ayetinde açıklandığı gibi, peygamberliğin büyük ya da ileri gelen birine verilmesini uygun buluyorlardı. Kâfirlerin şaştıkları diğer bir şey de Kur'an idi. Necm suresinin 59. ayetinde belirtildiği gibi, Allah onların bu şaşkınlığını gündeme getir­mektedir. Muhammed'in peygamber olarak seçilmesi, tevhit inancı­nı insanlara öğretmek için gönderilen Kur'an denen vahyin o devrin in­sanlarına şok etkisi yapmıştır. Hem olumlu hem de olumsuz mânâda şok etkisi yapmış, hem olumlu manadaki şok etkisi, insanları hidayete getir­mesi, onlarda tevhit inancına geçiş gibi derinden bir değişim meydana getirmesiyle gerçekleşmiştir. Olumsuz şok etkisi de, onların Pey­gamber'e inanmamaları vahyin ona verilmesine hayret etmeleriyle orta­ya çıkmıştır. Hayrete düşme şeklindeki tepkinin geçmiş peygamberlere karşı olduğunu da Kur'an haber vermektedir.

Nuh'un toplumu da, Nuh'un peygamber olarak gönderilmesine şaşmıştı, "Al­lah'ın azabından sakınıp da rahmete nail olmanız ümidiyle, içinizden sizi uyaracak bir adam vasıtasıyla Rabbinizden size bir zikir (kitap) gel­mesine şaştınız mı?"

(Araf 7/63). 

Semûd toplumu da kardeşleri Salih peygambere karşı bu şoku ya­şamışlardı: "Sizi uyarmak için içimizden bir adam vasıtasıyla Rabbinizden size bir zikir (kitap) gelmesine şaştınız mı?"

(Araf 7/69). 

Öyle anlaşılıyor ki Nuh'la başlayan şaşkınlıkları Muhammed'e kadar devam etmiştir. Ancak bu durum Hz. Peygamber'le de son solmamış, çeşitli boyutlarda günümüzde de devam etmektedir. Yahudilerin Hz. İsa'yı, Yahudilerin ve Hristiyanların Muhammed'i kabul Kirlemelerinin altında hep aynı etki vardır.

Her toplum Kur’an’ın yukarıda verilen ayetlerini, kendilerinden an tarafından tebliğ edilmesini hayretle karşılamışlardır. Bu duruma Peygamber dönemindeki insanlar da aynı tepkiyi vermişlerdir:

"Şunu da demişlerdir: Ne biçim peygamberdir bu, yemek yiyor, sokaklarda. Üzerine bir melek indirilmeli, beraberinde özel bir uyarıcı değil miydi?"

(Furkan 25/7),

"Senden önce gönderdiğimiz peygamberler de mutlaka yemek yiyorlar, sokaklarda yürüyorlardı"

(Furkan 25/20). 

Peygamber'den sonra günümüze kadar Allah'ın dinini öğreten âlimler ya kutsallaştırılmış, ya da eziyete maruz bırakılmışlardır. Hıristi­yanlar da aynı şeyi daha şiddetli bir şekilde yaşamış ve yaşamaktadırlar.

B.Bayraklı

Bu yazı 119 sefer okunmuştur.