Sayfanın başına git
Önceki Sayfa
Ana Sayfa
Paylaş
Kur'an Ne Diyor? (YURT DIŞINDA ÇOK YER GEZDİM ORADAKİ İYİ İNSANLAR NE OLACAK?)
" 55. Hakkı inkara şartlanmış olanlar ise, Son Saat kendilerini apansız yakalayıncaya ve bütün ümitlerin boş olduğu o Gün\ün azabı başlarına çökünceye kadar O'nun hakkında kapıldıkları şüpheden sıyrılmayacaklardır. " ( Hac - 55.Ayet) ( Ayeti incele )
 
 
 
YURT DIŞINDA ÇOK YER GEZDİM ORADAKİ İYİ İNSANLAR NE OLACAK? ( 22.6.2018 ) Paylaş

YURT DIŞINDA ÇOK YER GEZDİM ORADAKİ İYİ İNSANLAR NE OLACAK?

 

Selam Arkadaşlar;

Gerçek olan, Rabbinden gelendir. O halde kuşkulananlardan olma! Bakara 147

En sık sorulan sorulardan bir tanesi de budur?

Hocam yurt dışında birçok yer gezdim ne kadar iyi insanlar var ama bunların bilmediklerinden ötürü kötü yerlere gitmesine insanın gönlü razı olmuyor bunların durumu ne olacak diyorlar?

Bilmemek diye bir şey yok arkadaşlar?

Cenab-ı Allah siz daha onları tanımadan önce onları yarattı onlara ayetlerini yegâne kuvvet oluşunu kullardan, insanlardan, eşyalardan ilah olmayacağını gerek içlerinden gerekse dışlarından nüfüs ederek tehvidi kavrayacak bir fıtrat üzerine yarattı. Bu insanların fıtratlarını başka bir yerde başka bir İlah'mı yaratıyor?

Akletmeden, dinini tahkik etmeden, bulunduğu toplumun rengine bürünmeyi bir inanç vesilesi sayıyorsanız! Bunların durumunu böylece kabullenebilirsiniz çünkü sizde onlar gibi imanınızı, sorguladığınız bir süreçten geçirmediniz demektir. Hangi coğrafyada olursa olsun akletmeyenler aynı kaderi paylaşacaktır. Şu halde herkes dönüp niyetine baksın. Bunların çoğu Allah'ın yarattığı fıtratı bilinçli bir şekilde körelterek prim verdiler. Bugünde aynı primi bilerek ve isteyerek verenler hakikati bilmedikleri için değil, üstünü örttükleri için bu ödünü vermeye devam etmektedirler. Böyle bir toplumun içinde çıkarlarını devre dışı bırakarak en basit akletmeyi gerçekleştiren kişiler zaten sonunda hakikate erişiyorlar. Neticede Kâbe’nin dibinde doğup ta bunu başaramayanlar var. Bunu gerçekleştirenlerin sayılarının az olması sizi yanıltmasın. Bugünlerde bir düşünce tarzı belirmiş, adam diyormuş ki maneviyat, bir dağ gibidir. Düşünün bütün dinler, manevi akımlar yukarda aynı yerde birleşirler. Dağın eteklerinde farklı olmalarına aldanmayın, bunların hepsi aynı yerde birleşirler diyorlarmış…  Adam modeli kurmuş hepsi aslında güzel bir yolun yolcuları olduğu için sonuçta aynı yerde buluşacaklarmış.  Kimsenin tavuğuna kış demiyor, dürüstçe yaşıyor mu? Sen ona bak oda cennete gidecek, insanlık önemli, insanlık çok önemli diyor...

Yav bu nasıl insanlık!

Adam en basit akletmeyi devre dışı bırakmışsa hangi iyilikten söz edeceğiz? Bu iyilik değil ki! Bu kadar uyum içerisinde hayvanlarda yaşıyor. Oysa insanın en temel aklettiği süreç; Yaratan’ını tanıyıp, ona hayranlıkla kulluğunu gösterdiği, Yüce Kudretin sanatının zerresine kadar inerek, Cenabı Allah'ın yaratmadaki sınırsız gücünü kavrayacak bir insanlıktan söz ediyoruz.  Böyle bir adam, bağışlayın taşa taptırabilir mi? böyle bir adam önemli olan insanlık deyip Allah'ın hakkından vazgeçer mi? böyle bir adam kendisi gibi insanlara kulluk edebilir mi? eğer diyebiliyorsa akletmekten vazgeçmiş demektir. 

Akletmekten vazgeçen bir adamın, “ne mümkün dağa tırmanması” “yere doğru tepetaklak iniyor” demektir.

Cenab-ı Allah birçok ayetlerde "düşünsünler diye" "hiç düşünmezler mi" diyerek bizim kapasitemizi ortaya koyuyor. Bu kapasiteye sahip insan, yeryüzündeki varlığının akletmeyle gerçekleşeceğini ve bir yıllık tefekkürün (düşünme) bin yıllık ibadetten daha hayırlı olduğunu anladığında insan, varlığını harekete geçirmiş olur.

Bu süreç veri toplamadan, ayetlerle ilgilenmeden, gözlem yapmadan gerçekleşecek bir süreç değildir. Bu hareket bizim yaşamımızın olmazsa olmazıdır. Bunu yapan kimse, ister Çin'de olsun ister Hindistan’da olsun akletmek istediği takdirde, Cenab-ı Allah bu süreçte, işleteceği verileri ona ulaştırır.

Nuh (AS) ayetleri tilavet ederken ne diyordu?

 "Ve Ay'ı bunların içinde bir nur yapmış, güneşi de bir lamba kılmış. Allah sizi yerden bir bitki bitirir gibi bitirdi. Sonra sizi tekrar oraya geri çevirecek ve tekrar çıkaracaktır." Nuh 16-18 

Nuh'(AS) ın bahsettiği bu sürecin yaşanmadığı bir yer var mı? Bu süreç insanı başlı başına yaradan hakikatine götürmeye yeterli ayetler değil midir? Her yerde güneş doğmuyor mu? Her yerde insanlar doğup, ölmüyor mu? Bu ayetleri es geçip görmezden gelenler, çıkarlarını kaybetme riskini göze almayan kimselerdir. Cenab-ı Allah aklederek gerçeğin üstünü örtmeyen herkesi muvaffak kılacağını vaat etmiştir.

"O, akıl erdiremeyenlerin üzerine iğrenç bir pislik kılar." Yunus 100

Hakikat arayışı bireysel bir arayıştır, bireysel bir meraktır ve Cenab-ı Allah her insanda bu potansiyeli var etmiştir. Eğer kişi bu potansiyelini kullanmak isterse, Cenab-ı Allah ona ilmini çok basit şeyler üzerinden gösterebilir. Bir çiçeğe bakarken, güneşe bakarken, hatta tırnağını keserken bile yaşatabilir.

Bir insan vahiy ile tüm yolları kapayıp da, bir tanrısı olduğunu söylüyorsa o söylediği Tanrı onun memurudur. Çünkü vahiy üzerinden Allah’ın buyruklarını alabileceği tüm kanalları kapatmış ise onun Tanrısı; Ağzı var dili yok bir tanrıdır. Çünkü iletişimleri sıfır olduğu için ona bir rekât namaz kıldıracak gücü bile yoktur.

Müşrikler puttan tanrıları niye çok seviyorlardı?

Tamda bu sebeple işte, ağzı var dili olmayan, onlardan bir şey istemeyen hazır kıta asker gibi, sadece onların taleplerini yerine getiren bir tanrı istiyorlardı. Sorsan, Allah onları da çok seviyordu.

Hâlbuki kulluk dediğimiz şeyde hayatın anlamı; Yüce Yaradanın ayetlerini inceleyip O'na sevgi ve saygıyla bağlanacak süreçleri yaşayarak neticesinde O’na yani Yüce Allah’a bağlanmaktır.

 

Prof. Dr. Halis Aydemir Hoca’nın tefsir derslerinden alıntıdır.

Bu yazı 164 sefer okunmuştur.