Sayfanın başına git
Önceki Sayfa
Ana Sayfa
Paylaş
Kur'an Ne Diyor? (BAKIPTA GÖRMEYENLER)
" 40. Ancak Allah\ın halis kullarına böyle davranılmayacak: " ( Sâffât - 40.Ayet) ( Ayeti incele )
 
 
 
BAKIPTA GÖRMEYENLER ( 27.7.2018 ) Paylaş

BAKIPTA GÖRMEYENLER

 

Onları doğru yola çağırmış olsanız, işitmezler. Ve onları sana bakar görürsün, oysa onlar görmezler.

Araf 7/198

"Onları sana bakar görüyorsun, hâlbuki onlar görmüyorlar". Yüce Allah nazara (bakmak) fiili ile basara (görme) fiili arasındaki farkı da göstermektedir. İnsan bakar, ama görmeyebilir. Her bakan insan görüyor anlamına gelmemelidir. Nazar ile basiretin temel farkı budur. Nazar, kafa gözleri ile olurken; basar, gönül gözüyle olmaktadır.

Hayvan da bakıp görür, ama insan gönül gözüyle görünce hayvandan farklı olduğunu ispat etmiş olur. Okuyup da anlamamak, aynı anlamı ifade etmektedir. Meselâ müslüman olmayan ilâhiyatçı bir bilim adamı, Kur’an’ı okuyup ondaki hakikati anlamıyorsa, günümüzde yaşasa bile bu gruba girmektedir. Kafa gözleriyle okuyor, ama ondaki hakikati göremiyor. Burada görecek olan gönül gözüdür. A'râf sûresinin 193. âyeti ile 198. âyeti, 179. âyetin bir açıklaması durumundadır. 179. âyette insanların ve cinlerin niçin cehenneme gidecekleri açıklanırken, bunun sebebi kalp, göz ve kulakların görevlerini yapmamalarına bağlanmıştı. Bu ayetlerde söz konusu görevlerin nasıl aksadığının açılımları yapılmaktadır. Neml sûresinin 80-81.ayetlerinde; Rum sûresinin 52-59. ayetlerinde bu tür insanlar, bir bakıma yaşayan ölüler olarak takdim edilmektedirler. Fâtır sûresinin 22. âyetinde bu yaşayan ölüler kavramı gündeme getirilmektedir.

"Dirilerle ölüler bir olmaz. Şüphesiz Allah dileyene işittirir. Sen kabirdekine işittiremezsin" (Fâtır 35/22). Kabirdeki ölü duyarsa, yaşayan ölülere de duyurursun denirken, insan beyni ve gönlü kabre benzetilmektedir. Beyin ve gönül çalışma­yınca mezara dönüşmektedir. Aslında bu dünya, o insan için mezar olmaktadır. İnsan sadece toprağın içinde olunca ölü kabul edilmemelidir, şirk koşup inkâr edenler de yaşasalar bile mezardadırlar.

Diğer taraftan Fâtır sûresi 19'da "Körle gören bir değildir" denirken, gören körden bahsedilmektedir. Peygamber'e bakıp da onu görmeyenlerin bakar kör oldukları da bu âyetle tescil edilmektedir. Demek ki insan, biyolojik organları gereği diri ya da insan değildir. Psikolojik yeteneklerini, beyin ve gönlünü kullanarak diri olmaktadır.

B.Bayraklı

Lafzen,“Onların sana baktığını görsen bile”. Fakat burada terâhum (“onları görürsün”) fiilindeki “onlar” zamiri en az maddî görüntü ya da imajlar kadar zihinsel imajlara, soyut tasavvurlara da işaret ettiğinden buradaki “görmek” fiili, “zihnen görmek” yani, “sanmak” yahut “tasavvur etmek” olarak anlaşılmalıdır. Fiilleri düzmece tanrılara ve putlara dua edip sığınan kimselere hitab eden bir önceki bölümün aksine, bu son cümle, günahkar ya da mümin, genel anlamda insana hitab etmektedir. Hitabın umumiyeti, muhatabın “siz”den “sen”e dönüşmesinden, yani gayrişahsî şekle yaklaşmasından da anlaşılabilir.

M.Esed

Bu yazı 77 sefer okunmuştur.