(Mâide - 9.Ayet)

EFENDİLER VE BÜYÜKLER (SAD 38/59-61)

EFENDİLER VE BÜYÜKLER  (SAD 38/59-61)

هٰذَا فَوْجٌ مُقْتَحِمٌ مَعَكُمْ لَا مَرْحَبًا بِهِمْ اِنَّهُمْ صَالُوا النَّارِ

59. İnkârcıların önderlerine, işte bu sizinle beraber cehenneme girecek topluluk denildiğinde, onlar rahat yüzü görmesin, onlar mutlaka ateşe gireceklerdir, derler.

SÖZLÜKTE

Eylemci kâfirler diye manalandırdığımız tağin denen kişiler, mahşerde iki gruba ayrılacaklar. Birinci grup onların önderleri, ikinci grup da onların etkilediği, yoldan çıkardığı yoldaşları ve onlara tabi olanlar olacaktır. Bu ayrılma anında önder olanlara: “İşte bunlar, körü körüne size tabi olan, size uyan, maiyetinize giren ve sizinle birlikte körü körüne günaha dalan güruhtur. Başka bir ifade ile ayarttığınız ve körü ve körüne arkanızdan gelen gruptur” denecektir. Ayette geçen fevç, “cemaat, grup ve topluluk” demektir. Ayette geçen muktahım kelimesi ise, “sıkıntıyı yüklenmek ve o sıkıntıya razı olmak” anlamlarına gelmektedir.

Önderlerini onlar için, “rahat yüzü görmesinler, mutlaka ateşe gireceklerdir” demeleri de körü körüne tabi olanlara bir çeşit azap olacaktır. Önderinin seni terk edip senin azaba uğramanı istemesi, ondan ızdırab duymaması ne kötü bir şey olacaktır. La merhaben bihim “onlara merhaba yoktur” ifadesi, “onlar için geniş yer olmasın” anlamına gelmektedir. Demek ki önderleri onlara cehennemin dar yerini dileyeceklerdir.

Önderleri sırçalı köşklerde kadehlerini yudumlarken, onların arkasından körü körüne giden zavallılar, onların davalarını gütmek için, ilahi vahyin muhalefetinde bulunmanın uğruna hararetli yayınlar yapıyor, yollarda yürüyor, siyasetler yapıyor, planlar üretip uyguluyorlardı. Ahirette de o önderler kaynayan su ve irin içerlerken onlar da arkalarından oraya girecekler ve buluşacaklar, ama aralarında merhaba olmayacaktır.

B.Bayraklı 

قَالُوا بَلْ اَنْتُمْ لَا مَرْحَبًا بِكُمْ اَنْتُمْ قَدَّمْتُمُوهُ لَنَا فَبِئْسَ الْقَرَارُ

60. Önderlere uyanlar ise: Asıl siz rahat yüzü görmeyin! Bizi buraya süren sizsiniz. Ne kötü bir yerdir! Derler. 

Önderler uyanlardan kastımız, “ayartılanlar, iradelerine sahip çıkamayıp beyin ve gönüllerini başkalarına teslim eden, kimliksiz, kişiliksiz, küçük şahsiyetli ve kendinin istismar edildiğini anlamayacak kadar ğabi olanlar dır. Önderlerine, Asıl siz rahat yüzü görmeyin diyerek karşılık vereceklerdir. Tabii ki, suçu başkasına atmanın hiçbir faydası olmayacaktır.

B.Bayraklı 

قَالُوا رَبَّنَا مَنْ قَدَّمَ لَنَا هٰذَا فَزِدْهُ عَذَابًا ضِعْفًا فِى النَّارِ
61. Rabbimiz! Bunu bizim önümüze kim getirdiyse, onun ateşteki azabını iki kat artır, derler.

KURANDA

قَالَ ادْخُلُوا فٖى اُمَمٍ قَدْ خَلَتْ مِنْ قَبْلِكُمْ مِنَ الْجِنِّ وَالْاِنْسِ فِى النَّارِ كُلَّمَا دَخَلَتْ اُمَّةٌ لَعَنَتْ اُخْتَهَا حَتّٰى اِذَا ادَّارَكُوا فٖيهَا جَمٖيعًا قَالَتْ اُخْرٰيهُمْ لِاُولٰيهُمْ رَبَّنَا هٰؤُلَاءِ اَضَلُّونَا فَاٰتِهِمْ عَذَابًا ضِعْفًا مِنَ النَّارِ قَالَ لِكُلٍّ ضِعْفٌ وَلٰكِنْ لَا تَعْلَمُونَ
“ Hak Teâlâ: "Girin bakalım sizden önce gelip geçen cin ve insan topluluklarıyla beraber ateşe!" Buyurur. Her ümmet oraya girdikçe, yoldaşına lânet eder. Nihayet hepsi birbiri ardından gelip orada bir araya gelince, sonrakiler öndekileri göstererek: “Ey Rabbimiz, derler. İşte şunlar bizi saptırdılar, onun için onlara iki kat ateş azabı çektir. "O da: "Her birinize iki misli azap var, lâkin siz bunu bilmiyorsunuz!" buyurur.”

(Araf 7/38)
وَقَالَتْ اُولٰيهُمْ لِاُخْرٰيهُمْ فَمَا كَانَ لَكُمْ عَلَيْنَا مِنْ فَضْلٍ فَذُوقُوا الْعَذَابَ بِمَا كُنْتُمْ تَكْسِبُونَ

7.39 - Bu sefer öndekiler de sonrakilere derler ki: "Gördünüz ya, sizin bize karşı bir ayrıcalığınız olmadı, artık kendi işlediklerinizin cezası olarak tadın azabı!"
(Araf 7/39)

33.64 - Hiç kuşkusuz, Allah, inkârcıları lanetlemiş ve onlar için çılgın bir ateş hazırlamıştır.

33.65 - Orada ebedi olarak kalıcıdırlar. Onlar ne bir veli, ne bir yardımcı bulamayacaklardır.

33.66 - Yüzlerinin ateşte evrilip çevrileceği gün, derler ki: "Eyvahlar bize, keşke Allah'a itaat etseydik ve Resul’e itaat etseydik."

33.67 - Ve dediler ki: "Rabbimiz, gerçekten biz, efendilerimize ve büyüklerimize itaat ettik, böylece onlar bizi yoldan saptırmış oldular."
33.68 - Rabbimiz, onlara azaptan iki katını ver ve büyük bir lanet ile lanet et.

(Ahzâb 33/64-68)

لِيَحْمِلُوا اَوْزَارَهُمْ كَامِلَةً يَوْمَ الْقِيٰمَةِ وَمِنْ اَوْزَارِ الَّذٖينَ يُضِلُّونَهُمْ بِغَيْرِ عِلْمٍ اَلَا سَاءَ مَا يَزِرُونَ

 “Ve bilgisizce saptırmakta oldukları kimselerin günahlarından da bir kısmını yüklenmeleri için. Bak ki yüklenecekleri şey ne kötüdür.!

(Nahl 16/25)

Allah bizim bu duruma düşmemiz için Kuranda uyarmaktadır. İlgili ayet aşağıda verilmiştir.

اِتَّبِعُوا مَا اُنْزِلَ اِلَيْكُمْ مِنْ رَبِّكُمْ وَلَا تَتَّبِعُوا مِنْ دُونِهٖ اَوْلِيَاءَ قَلٖيلًا مَا تَذَكَّرُونَ

“ Rabbinizden size indirilene uyun, O'ndan başka velilere uymayın. Ne az öğüt alıyorsunuz?”
(Araf 7/3)

Yazıyı paylaş